EĞİN ORGANİK GIDA
SANAYİ VE TİCARET

Organik pekmez, doğal gıdalar sağlıklı ürünler.

TELEFON: +9  0212 320 85 93

Faks: +9 0212 320 85 94

Adres: Perpa Ticaret Merkezi B Blok 8. Kat No: 1250 Şişli/İstanbul


Pekmez üzüm, incir veya dut gibi tatlı meyvelerin ezilerek kaynatılması ile üretilen, Anadoluya özgü, yoğun ve tatlı bir şuruptur.

Üzümden yapılan pekmez tatlı olmasına karşılık, dut pekmezi biraz acımsı olur. Üzümden yapılan;Erzincan Kemaliye, (Eğin) Yöresi Niğde Bahçeli Adana'nın (Pozantı ilçesi-Kamışlı köyü nün tamamen organik olarak üretilen Pekmezi),Elazığ, Nevşehir ve Zile pekmezleri meşhurdur.

 

MALATYA - Malatya'daki hemen her bahçede bulunan ancak meyvelerinin çoğu heba olan dut ağaçları, Dutpınar Gıda ile il ekonomisinde kendisine yer edinmeye başladı. Firmanın üretime geçmesi ile dutlar pekmez olarak değer kazanırken, bundan üzüm, harnup, hurma kayısı gibi meyveler de nasibini aldı. Tüm bu meyvelerin yanı sıra şekerpancarı pekmezi, andız pekmezi, elma pekmezi gibi tatları da ürün yelpazesine ekleyen Dutpınar Gıda, 8 ton olan günlük üretim kapasitesini de bu yıl yüzde 50 artırarak 12 tona çıkarmayı başardı.

Yaklaşık üç sene sektör ile ilgili araştırma yaptıklarını ve bu araştırmalar sonucunda 2005 yılında sektöre adım atmaya karar verdiklerini belirten Dutpınar Gıda San. Tic. Limited. Şirketi sahibi Tahsin Önel, "Kendi arazilerimiz de olduğu için, ürünlerle ilgili bilgimiz vardı. Yani sektöre çok da yabancı değildik. Zaten Malatya'da pekmez kültürü de yaygın. Tüm bunlar birleşince, üretime geçiş yaptık" dedi. Üzümden harnuba, hurmadan kayısıya kadar birçok pekmez çeşidi ürettiklerini kaydeden Önel, ilde özellikle atıl durumda bulunan dut meyvesini işleyip, katma değer yarattıklarını vurgulayarak, "Dutu işleyerek çiftçinin mahsullerini değerlendiren firmamız, yüzde 100 doğal dut pekmezinin yanında farklı meyve çeşitlerinin pekmezleri ile de adından söz ettiriyor. Ürün çeşitlerine şekerpancarı pekmezi, andız pekmezi, elma pekmezi gibi tatları da ekleyen firmamız, endüstriyel bazda pekmez üretiminde öncü olmayı hedefliyor" şeklinde konuştu.

Kalitesini TSE-EN-ISO 9000 Kalite Yönetim Sistemi ve TS-EN-ISO 22.000 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi belgeleriyle tescilleyen firmalarının "Pekmezin yeni adı Dutpınar" sloganı ile pekmez sektöründe emin adımlarla ilerlediğini ifade eden Tahsin Önel, "Dutpınar sektöre birkaç yıl önce adım atmış olsa da kısa süre içinde, sektörde yer alan köklü firmaları yakalamayı başarısı gösterdi. 8 ton olan günlük  üretim kapasitesini, bu yıl yüzde 50 artırarak 12 tona çıkaran firmamız, ürettiği tatları yurtdışına da ulaştırmayı hedefliyor. Doğrudan ihracat yapmasa da, çalıştığı firmalarla dolaylı olarak ihracat gerçekleştiren Dutpınar, Türkiye'nin alanında marka olmuş firmalarına da fason olarak ürün satışında bulunuyor" bilgisini verdi.

Farklı ürünler için püre de üretecek

Bu yılki diğer bir hedeflerinin, gıda sektörüne yönelik bisküvi, pasta, dondurma, çocuk maması gibi ürün çeşitlerinde kullanılmak üzere kıvamı ve saklama koşulları farklı meyve püresi üretimine geçmek olduğunu kaydeden Önel, "Bu ürünler içerisinde 45 brix hurma püresi üreterek, 20 kg big bag kova şeklinde satışa sunmayı ve yörede buluna birçok meyveyi işleyerek, brix oranı farklı bir püre çeşidini piyasaya sunmayı planlıyoruz" dedi. Tahsin Önel, şöyle devam etti: "Yüzde 100 doğal olarak üretilen bu ürünlerin ekolojik dengenin bozulduğu günümüzde tanıtılması gerekmektedir. Mevsiminde tüketilmeyen rekolte fazlası bazı meyvelerin endüstriyel bazda değerlendirilmesi, ülkemiz tarımı ve ekonomisi için büyük önem arz eder. Üretim sonrası elde  kalan posa adı verilen atık da yüksek besin değeri içermesi sebebi ile çok faydalı bir hayvan yemi çeşidi olacaktır ve besicilerimize uygun fiyatla satıldığında ilimiz ekonomisine ikinci bir katkı ssağlayacaktır" dedi.

Yurtdışı tanıtıma önem veriyor

Geleneksel şifa kaynağı pekmezin çeşitlerinin yurt dışında tanıtımı için ciddi gayretlerinin olduğunu dile getiren Tahsin Önel, birçok ülkede pekmez kültürünün olduğunu ancak Avrupa ülkelerinde pekmez tüketiminin az olduğunu hatırlatarak, "Gün geçtikçe bu ülkelerde Türk vatandaşlarımızın yaşadığı bölgelerde tüketilen pekmez, Avrupa halkı tarafından tanınmaya ve daha fazla tüketilmeye başlandı. Bu gelişmeler bizleri çok mutlu ediyor" açıklamasında bulundu.

Azalan dut bahçeleri, talepi sonucu artmaya başladı

Yakın tarihe kadar Malatya'daki çiftçilerin bahçelerindeki dut ağaçlarını yok ettiklerine dikkat çeken Tahsin Öner, dut meyvesine talep göstermeleri sonrasında Tarım İl Müdürlüğü'nün desteklediği projeler ile ildeki çiftçilerin yeni dut bahçeleri oluşturmaya başladığını vurguladı. Öner, "Pekmez üretimine, yeni bir boyut kazandıran firmamız, tüm personeli ile birlikte titiz bir mühendislik çalışması sonucu, sağlıklı ve doğal gıdaları üreterek, bu doğal şifa kaynağını kuşaklar boyu sofralara sunmanın gayreti içerisinde yoluna devam edecektir" diye konuştu.

Pekmezlik üzümler, çiğneme, havan ve pres gibi çeşitli şekillerde sıkılır ve üzümlerin suları elde edilir. Ekşi olan bu şıra 50-60 derecede 10-15 dakika kaynatılıp içine pekmez toprağı eklenir. Beyaz renkli olan bu toprak üzümler daha ezilmeden işleme dahil edilmelidir. Bu işleme kestirme adı verilir. Toprak katma işlemiyle şıranın durulması, çökelti oluşturması ve üzümden gelen ekşiliğin alınması sağlanır. Toprak katılmayan pekmez ekşi ve bulanık görünümlü olur. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı 100 kg üzüm şırasına 1-5 kg pekmez toprağı katılmasını öngörmektedir. Pekmez kaynatılırken oluşan köpüklerin alınması berrak görünümlü pekmez elde etmeyi sağlar. Bu şekilde daha lezzetli bir pekmez elde edilmiş olur. Kestirilen şıra dinlendirme kaplarında en az 4-5 saat bekletilir. Bu dinlenme sırasında kabın dibine eklenen toprak ve üzüm şırasının içindeki belli parçacıkların oluşturduğu tortu çöker. Şıranın üstte kalan berrak kısmı tortudan ayrılır, tortu atılır. Ayrılan berrak şıra kaynatma kazanlarına aktarılır.

Pekmeze koyu rengini ve kıvamını veren işlem kaynatmadır. Kaynatma işlemi sırasında kestirilen şıranın içindeki şekerler karamelize olup kararır. Suyun kaynama süresince azalmasıyla karışım koyu bir kıvam alır. Pekmez kaynatılırken şıra bir seferde kaynatılarak pekmez haline gelmelidir. Şıra kaynatıldığında kaptaki eksilme yeni şıra ile doldurulmamalıdır. Bu pekmezin kalitesini bozar. Karışımın göz göz kaynaması ve pekmez kokusu yayması pekmezin kıvama geldiğinin göstergesidir. Kaynatma üstü açık geniş kaplarda yapıldığı gibi, vakumlu ortamda daha düşük ısılarda açık renkli pekmez üretilebilir.

Yapımı anlatılan bu ürün türüne "tatlı cıvık pekmez" denir. "Günbalı" denen pekmez türü şıranın geniş kaplarda, güneş altında suyunun uçurulmasıyla elde edilir.

"Katı pekmez" tatlı cıvık pekmeze maya katılarak, hava emdirilip ağartılmış pekmezdir. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı 25 kg pekmez için 5 yumurta akı, 500 g pudra şekeri ve 500 g eski pekmezden oluşan bir maya önermiştir. Maya eklenip sürekli karıştırılan pekmez bir gün bekletilir, ertesi gün tekrar iyice karıştırılır ve paketlenir.

Besin değerleri [değiştir]

Pekmezin besin değeleri, yapıldığı meyveye göre değişkenlik göstermekle birlikte, karbonhidrat içeriği dolayısıyla (1,276kJ / 305 kcal) iyi bir enerji kaynağıdır. B1, B2 vitaminleri ve çeşitli mineral maddeler içerdiğinden iyi bir besin, faydalı bir ilaç olarak bilinir. İçermiş olduğu %80'e yakın karbonhidratın tümünün glikoz ve fruktoz halinde olması sindirim sisteminde parçalanmaya gerek kalmadan kolayca kana geçmesini sağlar.

Faydaları [değiştir]

Pekmez, yüksek şeker içeriği nedeniyle iyi bir karbonhidrat ve enerji kaynağıdır. Ayrıca, mineralleri yoğun olarak içermektedir. Pekmez özellikle günlük kalsiyum, demir, potasyum ve magnezyum gereksiniminin büyük bir kısmını karşılamaktadır. Mineral miktarının fazla ve emilim oranlarının yüksek olması nedeniyle hamile ve emziklilerin, veremli hastaların, iyileşme dönemindeki kişilerin beslenmesinde yer alması önerilmektedir.

Pekmezin çok iyi kaynak olduğu besin öğelerinden biri de kromdur. Dokuların krom içeriği hamilelikte, malnütrisyonda ve yaşla büyük ölçüde azalmaktadır. Krom, glikoz toleransa faktörünün yapısında bulunur ve insülin kullanımı ile glikoz metabolizmasını etkiler. Rafinasyon işlemi sonucunda gıdalardaki krom miktarının büyük ölçüde azaldığı göz önüne alınırsa pekmezdeki kromun önemi daha da belirginleşmektedir.

Araştırmalar pekmezin thiamin, riboflavin ve demir açısından baldan daha zengin olduğunu ortaya koymaktadır.

Çeşitleri [değiştir]

Üzüm pekmezi [değiştir]

Üzümden elde edilen pekmez türüdür. Vücutta kan yapımında kullanılması, enerji vermesi, iştah açması belirgin özelliklerindendir. Gebelikte bebek gelişimi ve anne adayları için çok faydalıdır. Ayrıca mide, bağırsak ve böbrekler üzerine olumlu etkielri vardır. Damar sertliğine iyi gelir ve kan dolaşımını kolaylaştırır.

Dut pekmezi [değiştir]

Duttan elde edilen pekmez türüdür. Anemik hastalarca besin olarak alınması çok yararlıdır. Özellikle mide hastalıkları, ülsere iyi gelir. Astım ve bronşit hastalıklarında, soğuğa karşı vücut direncinin arttırılmasında kullanılır. Sporcular için enerji deposudur. Bebeklerin ve çocukların zeka ve bedensel gelişimine yardımcı olur. Gargara halinde ağız ve boğaz hastalıklarında da etkilidir. Çocuklarda sıklıkla rastlanan pamukçukta da tedavi edici olarak kullanılır.

Keçi boynuzu (harnup) pekmezi [değiştir]

Keçi boynuzundan elde edilen pekmez türüdür. Ege ve Akdeniz yöresine has bir pekmez türüdür. En faydalı pekmez türlerinden biridir. Nefes darlığına karşı oldukça etkilidir (alerjik nefes darlığı bulunan hastalara keçi boynuzu pekmezi önerilir). Kolestrolün düşürülmesinde, tansiyonun dengelenmesinde yardımcıdır. Kalbe faydalıdır, kalp çarpıntısını önler. Cinsel gücü ve sperm sayısını artırır. Vücudu güçlendirip, yeniler. Anemik hastalarda oldukça faydalıdır. Ayrıca dişleri ve kemikleri güçlendirici etikisi de vardır. Bağırsakları hareketlendirir. İyi beslenmesi gereken çocuklar ve gebeler için oldukça faydalı bir besin kaynağıdır. Yüksek oranda içerdiği mineraller (potasyum, kalsiyum, fosfor, magnezyum, demir, bakır, çinko vb.) ve vitaminler sayesinde tansiyon, karaciğer ve akciğer üzerine ve daha başka birçok dokuda çok yararlı etkileri bulunmaktadır. Kalsiyum, sodyum ve potasyum içeriği yüksektir. Bu sayede kandaki zehirli maddeleri temizler. Yüksek ham selüloz etkisi ile bağırsak rahatsızlıklarına karşı ve sindirim sistemi üzerine etkilidir. Bağırsak kurdu, tenya, solucan gibi bağırsak parazitlerini temizler. İçerdiği A , B, B2, B3, D vb. vitaminler dolayısıyla doğal güç ve besin kaynağıdır.

Andız (ardıç) pekmezi [değiştir]

Andız ağacının meyvelerinden elde edilen pekmez türüdür. Andız kozalaklarından elde edilen "andız özü"yle pekmez yapılır.Harnup pekmezi gibi buda Mersin ve çevresinde sık yapılan bir pekmez türüdür. Bronşit, öksürük, sarılık, kaşıntı, egzama, mide bulantısı, akciğer, karaciğere faydalı bir pekmezdir. Bütün pekmez cinslerinde olduğu gibi kan yapıcıdır ve enerji verir.

Tüketimi [değiştir]

Pekmez, yoğun tadı dolayısıyla genellikle tek başına tüketilmez. Şifa amaçlı kullanılırken ilaç gibi kaşıkla içilebileceği gibi, tahin ile karıştırılarak da sofrada gıda olarak tüketilebilir. Karsambaçda pekmezin üzerine ekilebilecek malzemelerden biridir.

 

FOTO:arnava.net'ten alıntıdır.Teşekkürler.

 

 

      Üzümlerin olgunlaştığı zaman başlayan pekmez yapma telaşı, eski zamanlardan beri süregelen gelenek ile hiç değişmeden günümüzde de devam ettiriliyor. Karaman’ın lezzetli bağ üzümlerinden yapılan pekmez kış boyu tüketiliyor. Karaman’da yetiştirilen üzümler pekmez yapılarak çiftçilerin gelir kapısını da aralıyor. Geleneksel kış yiyeceklerinden olan pekmez için Karamanlı üreticiler, hazırlıklara başladı. Karaman’ın Taşeli Platosunda daha yaygın olan pekmez üretiminde bu yıl, Ermenek  köylerinde, köylüler pekmez yapımına doğal yöntemlerle başladı. Köylüler havaların soğumasını bekleyerek pekmez satışları için umutlandı. Yörede pekmez sezonu Eylül ayında başlayarak Nisan ayı sonuna kadar devam ederken, köylülerde kendine özgü yöresel pişirme yöntemi ile pekmezleri kaynatıyorlar.

 

           Pekmez yapımı hakkında bilgiler veren köylüler; “Topladığımız üzümleri bilanaya dökeriz. Temiz hiç kullanılmamış bir çizme ile iyice çiğnenen üzümler, cubur haline gelene kadar çiğnenerek, üzüm suyu yani şırası elde edilerek toplanır. Bilanadaki üzüm cuburu, 2-3 gün sıcak ortamda bekletilir.Yani naylon altında bekledikten sonra kıvamına gelir ve sonra tekrar bilanaya dökülerek, üzerine su serperek oluşturulan şıra şıhranaya akar, bu artık sirke olur. Pekmez şırası, önceden hazırlanmış olan 140 litrelik ağdaya dökülür. Yaklaşık bir helke (10 kğ) kadar pekmez toprağı da bu şıranın içine dökülür.Yaklaşık olarak 40 derece kadar ısıtılır.Üzerine toplanan ham köpükleri alınır.Duruluncaya kadar bekletilir.Toprak ağdanın dibine çökünce yani durulunca süzülür ve şıra topraktan ayrılır. Artık üzüm şırası pekmez pişirme fırınına vermeye hazır hale gelmiştir. Süzülen üzüm şırası fırın ağdasına dökülür. Şıra 2-3 kişi tarafından sürekli delikli kevki ile sürekli savrulur. Üzerine toplanan ham köpükler alınır.Sürekli pekmez oluncaya kadar kevki ile savrulur.Yaklaşık iyi bir ateşte 2,5-3 saatte pekmez olur.Kıvamı geldikten sonra bir kazana çıkar. Burada savrularak soğutulur. Tabii ki üzüm yaprağından kaşık yaparak pekmez köpüğü yemesi bir başka olur. Diğer aşamada da bahsettiğim 140 litre şıradan yaklaşık olarak 50 litre pekmez olur...dediler.

 

ÇOCUKLAR İÇİN BESİN KAYNAĞI Yaz aylarında çalışan bir insanın, yoğun iş temposu ile kış aylarında kan şekeri düşer. İnsanın canı da kış mevsimlerinde bu yüzden tatlı ister. Pekmez, helva ve tahin satışları da daha şok bu sezon artarken, pekmez satışları da insanlar üşüdüğü zaman daha çok yapılır. Karaman’da yöresel yöntemle yapılan geleneksel doğal pekmezler, il genelinde köylüler tarafından satılırken, köylüler genelde kış aylarında pekmez üretimi ile ekonomik gelirine doğrudan katkı sağlar. Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyrettiği günlerde pekmez satışlarının düştüğü, serin günlerde ise arttığı görülür. Yeni eğitim öğretimin yılının başlaması ile de, çocuklar için yüksek kalorili vazgeçilmez bir besin kaynağıdır.

 

Ermenek Hicaz Narının Üretimi İçin Elverişli

Haber:16


13.Ermenek Taşeli Kültür Sanat ve Sıla Festivalinde ;
Antalya Ermenekliler Kültür ve Dayanışma Derneği yararına açılan stand da hicaz narı teşhir edilmiştir.
Ermenek hicaz narının üretimi için elverişli, Ermenek ve çevresinin büyük bir kesiminde yetişme özelliğine sahip ihracat ve Pazar değeri yüksek hicaz narı bugünkü ve yarın ki Ermenek Tarım’ının ve ekonomisinin temelini oluşturmaya hazırlanıyor.Bu amaçla festivalde hicaz narını içeren stand da üreticilerimize tanıtımı sağlanmıştır.

Nar  Hakkında bir kaç Söz..

Nar:
        (Punica granatum), Lythraceae familyasından içinde küçük çekirdekler ve meyve gövdesini oluşturan yüzlerce tanecikten oluşmuş, hafif ekşi tadında ılıman iklimlerde yetişen özellikle Anadolu ve İran'da yetiştirilen bir meyve türü. Türkiye'de Akdeniz, Ege ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde yetişir.
Haziran-Temmuz aylarında kırmızı renkli çiçekler açan, iki ile beş metre boylarında ağaççıklar. Gövdeleri gayri muntazamdır. Yapraklar karşılıklı, kısa saplı ve kırmızı kenarlıdır. Çiçekler kısmen sapsız, tek tek ve birkaçı bir arada bulunur. Çanak yaprakları kırmızı renkli, dökülmeyen ve etlidir. Meyveleri küre şeklinde ve portakal büyüklüğünde, önceleri yeşil, olgunlukta kırmızımsı renkte, derimsi kabuklu, çok tohumlu ve etlidir. Meyvenin yenen kısmı, tohumlarının etli ve bol usareli olan kabuğudur.
Kullanıldığı yerler
             Bitkinin tohumları meyve olarak yenildiği gibi, gövde-kök ve dal kabukları ile meyve kabuğu da tıbbi olarak kullanılır. Kök ve gövde kabuğu tanen, nişasta ve alkaloitler (pelletierin) taşır. Nar meyvesi kabuğu tanen, triterpenler ve az alkaloitler ihtiva eder.
Nar ağacı kabuğu çok eskiden beri bilhassa barsak şeritlerine (tenyalara) karşı kullanılır. Yalnız zehirlenmelere yol açabileceğinden dikkatli olunmalıdır. Nar meyvesi kabuğu, ishale karşı (% 15'lik) çay halinde kullanılabilir. Ayrıca yün iplikler, sarımsı renklere boyanabilir. Nar, çarpıntıya iyidir. Mideyi kuvvetlendirir. Et kısmı ile sıkılıp içilirse, safra söker, pekliği giderir

Narenciyeye oranla nar çabuk yetişen, bol ürün veren bir ağaç. 3 yılda verimli hale gelip, yetişkinliğinde 150 kilo nar veriyor. Kasım ayında toplandıktan sonra, kağıda sarılıp 6 ay korunabiliyor.

Nar, vitamin ve mineral deposu. Bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Kış aylarında gribe karşı koruyucu. Kolesterolü düşürüyor, kalp sağlığını koruyor. En çok polifenol, yani antioksidan içeren meyvelerden. 100 ml nar suyunda,yeşil çaya oranla 3 kat fazla antioksidan var. Yeni araştırmalar cilt ve prostat kanserine karşı koruyucu olduğunu da gösteriyor. Nar aynı zamanda kan yapar, idrar söktürür, enerji verir ve tansiyon düşürür. Ancak, preste sıkıp suyunu içmek yerine, tanelerini yemek daha faydalı. Çünkü antioksidan içeren çekirdekler preste kalabiliyor. Kilo sorunu olanlara salatalarında nar ekşisi ve zeytinyağını aynı anda kullanmamalarını, birini seçmelerini önerilmektedir.

Tarihte hem ilaçtı, hem de kutsal sayıldı

Cennet meyvesi olarak bilinen nar, bir Akdeniz meyvesi. Anayurdu Asya. Eski çağlardan bu yana yetiştiriliyor. Eski Mısır’da nar kutsal sayılmış. Kumaşlarda motif olarak kullanılmış. Mimari figürlerde de nar işlemelerine rastlanıyor. Bazı toplumlarda nar tanelerinin yaşam sembolü olduğuna inanılır. En büyük nar üreticileri Fransa, Tunus, İtalya, Türkiye, İspanya ve Arabistan. İklim ve toprak açısından çok fazla seçici olmayan nar, en iyi, nem oranının düşük olduğu bol güneşli ve killi topraklarda yetişir. Türkiye’de nar üretiminin yarıya yakını Ege, geri kalanı ise Akdeniz Bölgesi’nden sağlanıyor.

Arap tatlı, Avrupalı mayhoş sever

Türkler hafif mayhoş, tatlı, çekirdeksiz ve iri taneli nar seviyor. Avrupa’ya ihraç edilecek narların daha kırmızı kabuklu ve mayhoş olmaları isteniyor. Arap ülkelerine satılanlar ise sıcak ve kurak iklimde yetişen tatlı narlar. Nar suyu veya nar ekşisinde de mayhoş narlar tercih ediliyor.

Satılık Nar Fidanları:

Belgeli ve garantili Hicaz Nar'ı fidanları satılmaktadır. Narcılık ülkemiz ihracatında büyük bir gelir kaynağı olmaktadır. Akdeniz bölgesi ve çevresinde de her geçen gün büyük yatırımlar yapılmaktadır. Bu konuda da bölge halkımızı Nar yetiştiriciliğine özen göstermelerini tavsiye ediyoruz... Ürünle ilgili detaylı bilgiyi aşağıdaki telefonlardan alabilirsiniz...

Ramazan SEVİNÇ
0535 216 69 23
0543 281 89 99

Osman SOYDAL
0532 424 00 12


EĞİN TEKSTİL GIDA VE YAPI ELEMANLARI SANAYİİ VE TİCARET LTD. ŞTİ
Mrk: Halil Rıfatpaşa Mah. Perpa Ticaret Merkezi B Blok Kat:8 No:1250 Okmeydanı-Şişli-İSTANBUL 
Merkez Showroom Tel :+90 (212) 320 85 93 Telefax: +90 (212) 320 85 94
Toptan Satış Fabrika Tel :+90 (212) 369 01 36 +90 (212) 369 01 37
            Fabrika Faks: +90 (212) 369 71 99      

 info@eginperde.com.tr